antepian Her ne yapıyorsam; sıkıntıdan yapıyorum.

12Ağu/0911

Çocuklu Mim

Eğer dikkatinizi çektiyse, ki niye çeksin, yazılarımın çoğu durumlar karşısında yorumlarımı içeren fikir beyan etme odaklı yazılar olduğunun ayırdına varmışsınızdır. ( "Ayırdına varmak" kalıbını kullanınca kendimi Reşat Nuri Güntekin gibi hissettim yahu!) Bu durumun sebebi kişisel duygularımı ya da olaylarımı anlatmak istemememden çok, bu işi becerememem. Hatta normal zamanlarda bile fikirlerime o kadar yoğunlaşmış olurum ki hislerim kendi başlarına var olur ve geçerler ama bende pek bir iz bırakmazlar. Dolayısıyla aklımla duygularımın ters yüz olduğu lise dönemimi saymazsak, kendimle ilgili anlatabileceğim şeylerin sayısı bir elin parmaklarını çok zor geçer.

Bu yüzden Fake Angel'ın çocukluğumuza dönüp anılarımızı anlatmamız amacıyla gönderdiği bu mim, dört ay öncesinden beri cevaplamam için beni bekliyor olmasına rağmen, aklıma gelenleri ben bile paylaşmaya gerek dahi duymadığımdan - ve de araya giren bazı meşguliyetlerden dolayı- bu güne kadar erteledim (ama unutmadım!). Lakin başka mimlerin sıraya dizilmesinden ve hâlâ annemlerin "seni biz tarlaya düşen bir göktaşının içinde bulduk!" gibi çocukluğumu gayet ilginç kılacak bir açıklama yapmamasından dolayı, izninizle çocukluğuma dönüyorum efendim:

  • Hatırlayabildiğim kadar eskiye gittiğimde ilk hatırladığım anaokulunda yediğim kaynamış yumurtalardır. Herkes evinden getirirdi ve benim annem koskoca sınıfta kaynamış yumurtaların üzerine surat çizmeyi akıl eden tek anneydi. Yemekte yumurta olduğunda herkes yemeğini bırakır, benim yumurtamı görmeye gelirdi.
  • Bir de anaokulunda herkes oyuncaklarla oynarken ben masanın altında kızları öperdim. ( Evet evet, Freudyen yaklaşın bana!)
  • Şu siyah büyük atariyi hatırlarsınız belki, işte onda Mario oynarken gülme krizine girip yere düşüp kafa yarmışlığım vardır.
  • Çocukluğumun favori yiyecekleri, yağda yumurta, tel şehriyeli pirinç pilavı, yuvarlama ve içecek olarak da limonatadır. Hâlâ da en beğendiğim ilk 10 yemek listesine girerler.
  • Yemek demişken, sofrada ayrı tabaklar içerisinde yeşillik, yoğurt ve taze ekmek olmadan yemeğe oturmazmışım. Hatta sulu yemek ve pilavı aynı tabakta yemezmişim, ayrı tabaklardan yermişim.
  • Kesinlikle ama kesinlikle saçımı kestirmezdim. Bir kere başımda bekçi bekleterek, bir kere de polis otosunda tıraş olduğumu hatırlıyorum.
  • En çok sevdiğim oyuncaklarım hep uçaklarımdı. Hatta bir keresinde İskenderun'da Petek Pastanesi'nden aldığımız yumurta çikolatadan 4 pervaneli bir uçak çıkmıştı, çok sevinmiştim. Hâlâ doğum günümde olsun, yılbaşında olsun birisi uzaktan kumandalı uçak hediye edecek diye beklerim ben yahu!
  • Çok kız öpmüş olmama rağmen ilk ve tek çocukluk aşkım yazlıkta komşu evi kiralayan ailenin, yaşıtım olan kısa siyah saçlı ve siyah gözlü kızıydı. Duygularımız da karşılıklıydı herhalde ki deniz gören bir incir ağacına tırmanır saatlerce konuşurduk. (Bu yaşıma geldim hâlâ kısa saçlı kızlardan hoşlanırım bu arada.)
  • Doğumgünüm yaz tatillerine denk geldiği için, ki o gün tam olarak bugün oluyor, partim filan olmazdı hiç. Ama 6. doğumgünümde babamın teyzeleri, kuzenleri filan hediyelerle bize gelmişti, pasta kesmiştik hafif parti tadında bir şey olmuştu ben çok sevmiştim. Hâlâ o zamandan kalma oyuncaklarım var benim.
  • Mahalledeki her futbol maçına mutlaka dahil olurdum. Tabi bunun sebebi benim çok iyi top oynamam değil, dayımın o zamanlar bir top fabrikasının olması ve benim sınırsız miktarda topa sahip olmamdı. Hatta üzerinde adımın yazdığı bir topum bile vardı. Çok züppeydim çok!
  • Kolay kolay uyumazmışım. Annemler Tofaş marka Kartal model arabamızın arka koltuklarını yatırır, arkaya boydan boya kurdukları hamağın içine de beni yatırıp, uyumam için şehirde turlarlarmış.

Hatırlayabildiklerim arasından bahsedeceklerim bu kadar sanırım. Zaten o kadar çok "hâlâ" kullandım ki, "acaba hâlâ çocukluğumu tamamlayamadım mı yahu ben?" diye kendi kendimden de hafiften bi kıl kaptım ya neyse...

Unutmadan, benim çocukluklarına dönmelerini istediğim talihli diğer yazarlar ise:

Gaykedi

Pudra

Görüşmek üzere azizim!

3Mar/090

Kolbastı

  • İnsanların doğumlarındaki benzerliği göz önüne alıp da, ölümleri arasındaki farklılıkları gözardı eden tüm düşüncelerden nefret ediyorum.
  • Recep İvedik-1- isimli filmi izledim, hiç bir şey anlamadım. Hayır bir de sürekli 'halk kahramanı' diyorlar, kime ne yararı var ulan o adamın? Kemal Sunal hiç değilse mahalleliyi haraca bağlayan kabadayıları filan döverdi, bir faydası vardı, ikisini aynı kefeye koymak terbiyesizlik oluyor bence.
  • Bu ülkede internet üzerinden 14.000 TL' lık saatler satılıyor. Acaba alan da var mıdır lan?
  • Bamya denilen sebzeyi Tanrı'nın girdiği "Bunlar ben ne göndersem nimet der, yerler!" bahsi sonucunda yarattığına dair derin şüphelerim var. Sahiden, o ne lan öyle sümük gibi?
  • İlkokuldayken topumuz elimizden alınınca tüm sınıf çoraplarımızı iç içe geçirerek top yapıp oynardık.