antepian Her ne yapıyorsam; sıkıntıdan yapıyorum.

31Oca/100

METU

Kendi başımıza hiç bir şey düşünmeden bir şeyler söyleyebilme sanatına, zira kaynak göstermek zorundayız, lisans eğitimi deniliyor. Her neyse...

14Mar/09Kapalı

Konuk Yazar

Efendim, bugün blogumda misafir bir yazar göreceksiniz. Yakışıklı, sempatik, zeki, hayalgücü geniş, zevk sahibi, mükemmel oda arkadaşım Yamaç Bey (ki kendisini blogumdaki şahane ilim ve irfan kapağından tanıyorsunuz. Eski blogumda da yer yer değinmiştim tanıyorsunuz) bu yazıyı kaleme aldılar naçizane. Kalemi kuvvetli bir arkadaşımız olduğu için uzun zamandır kendisine bir blog açması için baskı kuruyordum. Uğraşamam deyince "bari blogumda yaz da bu net âlemlerini eşsiz fikirlerinden alıkoyma hayvan herif" diye çemkirdim. Etkilenmiş olacak ki oturup bu yazıya başladı. Hatta buraya kadar da kendisi yazdı zaten. Hala neden üçüncü şahıs kullandığım konusunda da bir fikrim yok.

Evet, sevgili Antepian hayranları. Durum yaklaşık bu. Daha önce bir sözlük ortamında (Antepian buraya link ekle bilmiyom ben. www.nedir.net) ukalalık yapmak, üç beş ne idüğü belirsiz forumda seviyesizce atışmak, "terazime tokuştur", "+rep" nidalarıyla yükselmek ve bundan zevk almak dışında yazınsal bir aktivitem yokken yetmezmiş gibi "bir bakayım bu blog mlog ne ayakmış, neler dönüyormuş" diye elimi attım. Tabi ben konuya oldukça yabancıyım. Bir metin düzenleyicide yazdığım bu yazıya yapmak istediğim düzenlemeleri bile parantez içinde belirtiyorum. Şu şekilde: (Antepian buraya link koy) (Antepian buranın rengi kırmızı olcak) (Antepian vişne suyu ver) (Antepian Dünya Bankası'na verdiğimiz borçlar bu ay tahsil edilsin) (Antepian sonuncuyu koyma lan, zenginliğimiz belli olmasın) Ha yazıyı eklerken okumazsa tüm bu parantezler düdük gibi kalır ortada o ayrı.

Yazının düzenlenmesini parantez içi ricalarımla hallettik diyelim, bir de madalyonun öteki yüzü var. Forumdur, sözlüktür bunlar hep pek çok insanın belirli konularda beyin fırtınası yaptığı konular. Bir çıkış noktası oluyor. Açılan başlıklar, başlıklardaki yazılarda karşı çıkılacak bir nokta, tartışmayı fişekleyici bir kıvılcım. Naçizane film analizlerim, politik sidik yarışlarım, kitap yorumlarım hep başlığı görüp "Aha dur lan ben bunu okumuştum yazayım hemen" ya da "bence yazar yanlış düşünmüş. Saldırayım" dememle ortaya çıkıyor. Başlığı ben açıyorsam ilk entry nadiren şarkı sözlerini kopyalayıp yapıştırmaktan, şarkıyı övücü iki cümleden öteye geçiyor. Forumlarda ise sadist bir insan olduğumdan provokatif bir konu seçiyorum. Konu hakkında ne düşünüyorsunuz diye kemik atıp uzaktan yıh yıh yıh diye gülerek milletin birbirini yemesini izliyorum. Ne yazacaksam önceki yazıları referans alıp katılıyorum araya. Resmen SWOT analizi yapıyorum. Blog ise bu iki sebepten dolayı yabancı. Bu kadar doğaçlama değil, konuyu benim belirlemem gerekiyor. Başlıklarda gezerken "aaa şunu şunu yazayım" yapamıyorum. Bir diğer sebep de yazacak tek kişi benim. Dolayısıyla fikir yürütüp konuyu tartışacak tek kişi de benim. Ne yalan söyleyeyim ben, benim gibi saldırgan, geçimsiz, hemen dişlerini gösteren, önyargılı hayvanoğlu hayvanın biriyle tartışmaya girmek istemem. Zaten takdir edersiniz ki aynı kişi olduğumuz için hemen hemen tüm fikirlerimde beni destekliyor. E "çok doğru abi", "bravo abi" den öteye gidemeyecek aramızdaki muhabbet. Hem bilgi verecek tek kişi de benim, tek kaynaklı bilgiler ise genellikle yanlış olurlar. Okyanuslar içinde yalnızım bir yerde ... -de -de -de... Tek başına yazı yazabilme yeteneğini ise buraya nasıl bağladım ben de bilmiyorum.

Madem yazacağım, önce bir kaç blog inceledim. Nelerden bahsedilir buralarda, ne denir, ne anlatılır diye bir fikrim olsun dedim. Gördüm ki herkes kendisi, hayat, politika, dünya görüşü, sanat, bilgisayar, meme, (Antepian, o üç harfli kelime neydi lan? Aklıma gelmedi, a'la başlıyodu, meme dedim, o üç harfli kelimeyle değiştir bunu)(Aşk o kelime ulan, aşk! Mendebur herif, pis!)tarih, yeme - içme, kelebekler, kuşlar, dergiler, kitaplar, meme, çikolata, gotizm, yazarlar, kaset doldurma, meme, okul, mitoloji, fantezi, kısacası her şeyle ilgili yazıyor. Yani blog: herkesin her şeyi yazması. Ben de herkes gibi her şeyi yazmayı düşünüyorum burada. Kıvırabilirsem ve zaman ayırabilirsem Antepian' da yazar olarak göreceksiniz beni.

Bari kapatmadan önce çerezlik, hafif bir şeylere değdireyim dedi ama olmadı. Tübitak'a önerdiğimiz kapağı ve isim değişikliğini hatırlıyorsunuzdur. Hatırlamıyorsanız da buradan tekrar bakabilirsiniz. (Antepian buradan'a link koysana kapaklara, biraz da su ver dilim damağım kurudu) Büyük skandal ile ilgili İbitak bir duyuru yapmıştı. Araştırmacı gazeteci kişiliğimle çok gizli kaynaklarımdan aldığım bilgilere göre bu duyurunun tek bir kelimesi bile doğru değildir. Zaten editörlükten alınan sevgili Çiğdem Atakuman da duyuruya bir basın açıklamasıyla cevap vermiştir. Bu basın açıklamasına da, İbitak duyurusuna da Radikal'den ulaşılabilir.(Bu uyuşuk kıçını kırıp size bağlantıyı vermemiş, ben vereyim. Buradan ilgili yazıya ulaşabilirsiniz efendim.) Okuyun, sevin, destekleyin. Ben öyle yapıyorum, elimden gelen desteği sunarak arkasında olacağımı duyuruyorum buradan. Sadece biz değil, bugün DEVRİM stadında toplanıp D harfini kapatan ve DEVRİM' i EVRİM yapan yüzlerce ODTÜ' lü de arkasında, hepsine selamlar olsun. (Antepian buraya da fotoğrafı koy da bitsin gidek. Zevkliymiş lan blog mlog. Az da kulunçlarımı ov)

D/Evrim

D/Evrim

Şimdilik bu kadar, son olarak Dünya Barışı derim ve giderim. Oyalanmanız için de şöyle bişi bıraktım: www.groagh.com (Antepian, buna da link bir za... o bıçak neden elinde?)

Antepian'ın Notu:

Kırmızı ile yazılanlar dışında, giriş paragrafı da dahil, tek kelimesi bile bana ait değildir bu yazının. Pespaye arkadaşım sevgili Yamaç Bey tarafından yazılmıştır (adam hakikaten sadece yazmış ama, 1 saattir düzenlemekle meşgûlüm).  Bari güzel yorumlar filan yapın, kendisine ayrı bir blog kursun da beni de bu işkenceden kurtarın efendim.

"Kulunçlarımı ov" muş. Allah bildiği gibi yapsın lan seni! Eşeoğlueşek!